Alaşehir’de Mali Müşavirlerden Ortak Tepki: “Meslek Etiği, Vergi ve SGK Mevzuatı Birlikte İhlal Edilemez”
Alaşehir’de Mali Müşavirlerden Ortak Tepki: “Meslek Etiği, Vergi ve SGK Mevzuatı Birlikte İhlal Edilemez”
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) 12 Aralık 2025 tarihli “Usulsüz Anlaşma ve İş Birlikleri” konulu yazısının ardından, Alaşehir’de faaliyet gösteren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ortak bir değerlendirmede bulundu.
Açıklamada, özellikle basit usulden gerçek usule geçen mükellefler üzerinden yürütülen bazı uygulamaların, 3568 sayılı Kanun, meslek etik kuralları, SGK ve vergi mevzuatı açısından ciddi yaptırımlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
“Ruhsatsız İş Birliği ve Toplu Yönlendirme Yasaktır”
Alaşehirli mali müşavirler, TÜRMOB yazısında da açıkça vurgulandığı üzere, muhasebe hizmetlerinin tarafsızlık, bağımsızlık ve serbest rekabet ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini hatırlattı.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Meslek mensuplarının, ruhsatsız kişilerle iş birliği yapması veya oda ya da benzeri yapılar aracılığıyla tek bir meslek mensubuna toplu iş yönlendirilmesi mevzuata aykırıdır. Menfaat karşılığı olsun ya da olmasın bu tür uygulamalar disiplin yaptırımı doğurur.”
Bu tür girişimlerin, Disiplin Yönetmeliği’nin 7/c maddesi kapsamında ağır disiplin soruşturması sonucunu doğurabileceği vurgulandı.
SGK Mevzuatı Açısından Doğabilecek Sonuçlar
Açıklamada, meslek odalarının veya oda bağlantılı yapıların muhasebe faaliyetlerini fiilen üstlenmesi ya da organize etmesi halinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında ciddi riskler doğabileceği belirtildi.
Bu durumun;
• Fiili işveren veya aracı sayılma,
• Kayıt dışı istihdam tespiti,
• Yanıltıcı veya eksik SGK bildirimi
gibi gerekçelerle idari para cezaları, geriye dönük prim tahakkuku, gecikme ceza ve zamları ile sonuçlanabileceği ifade edildi.
Vergi Mevzuatı Açısından Yaptırımlar
Vergi Usul Kanunu çerçevesinde ise, yetkisiz kişi veya yapıların muhasebe sürecine dahil olmasının;
• Yetkisiz mesleki faaliyet,
• Usulsüzlük ve özel usulsüzlük fiilleri,
• Vergi ziyaına yol açan işlemler
kapsamında değerlendirilebileceği ve yüksek tutarlı idari ve cezai yaptırımların gündeme gelebileceği belirtildi. Gerekli hallerde adli mercilere bildirim yapılmasının da mümkün olduğu vurgulandı.
“Oda Tüzel Kişiliği Hukuki Koruma Sağlamaz”
Alaşehirli mali müşavirler açıklamalarında, oda tüzel kişiliğinin mevzuata aykırı fiilleri ortadan kaldırmadığına dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“Vergi ve SGK mevzuatı açısından fiili durum esas alınır. Yetkisiz şekilde muhasebe süreçlerine dahil olan her kişi ve yapı, unvanına bakılmaksızın sorumluluk altına girer.”
Serbest Rekabet ve Kamu Yararı Vurgusu
Açıklamada, söz konusu düzenlemelerin amacının meslek mensuplarını cezalandırmak değil; kamu alacaklarını korumak, kayıt dışılığın önüne geçmek ve adil rekabet ortamını sağlamak olduğu belirtildi.
Son olarak, meslek mensupları, mükellefler ve kurumlar mevzuata uygun hareket etmeye, mali müşavir seçiminin özgür irade ile yapılmasına ve mesleğin itibarını zedeleyecek uygulamalardan kaçınılmasına davet edildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
